Bilecik gezilecek yerler dendiğinde akla ilk gelen şey Osmanlı’nın bu topraklardaki kökleri oluyor. Höşmerim tatlısının kokusu sokaklara sinmiş, Sakarya Nehri’nin kıyısından yükselen çınar ağaçlarının gölgesinde tarih her adımda karşınıza çıkıyor. Tarihi M.Ö. 3 bin yılına kadar uzanan bu şehir, Bizans, Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinde önemli bir kent olmuş. Güney Marmara Bölgesi’nin İç Anadolu’ya açılan kapısı olan Bilecik, yeşillikler içindeki sakin şehir hayatı ve Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşuna uzanan kökleriyle gündelik hayatın telaşından uzaklaşmak isteyenlere iyi bir rota sunuyor. Eğer iki ya da üç gününüzü ayırabilirseniz, şehri hakkıyla dolaşmanız mümkün.
Şeyh Edebali Türbesi ve Külliyesi
Osmanlı’nın kuruluş yıllarında önemli roller oynamış bir isim olan Şeyh Edebali‘ye ait türbe, Bilecik merkezde yer alıyor ve bu külliye Osman Bey’in oğlu Orhan Gazi tarafından yaptırılmış. Yapının taş işçiliğine yakından bakıldığında, yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşmış bir el emeğinin izleri hissediliyor. Yıllar içinde kapsamlı bir onarımdan geçen külliyenin içinde müze evi, cami ve dinlenme alanları bulunuyor; türbede Şeyh Edebali’nin sandukası, kılıcı ve tesbihi sergileniyor. Hemen yanı başında yer alan Osmanlı Padişahları Tarih Şeridi‘nde ise Ertuğrul Gazi’den son padişaha kadar 36 padişahın hayatı açık havada ziyaretçilere sunuluyor. İstiklal Mahallesi’nin dar sokaklarından türbeye doğru yürürken şehrin sessizliği insanı sarıyor.
Ertuğrul Gazi Türbesi – Söğüt
Söğüt ilçesinde bulunan Ertuğrul Gazi Türbesi, Osmanlı Devleti’nin kurucusu olan Ertuğrul Gazi’nin mezarının yer aldığı tarihî bir mekân olması nedeniyle her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. Külliyenin avlusuna girildiğinde, dönemin kıyafetlerini giyen nöbetçi askerlerin varlığı ziyareti daha canlı bir deneyime dönüştürüyor. Türbenin çevresinde aile fertlerinin ve silah arkadaşlarının kabirleri de yer alıyor; bu geniş alan içinde yürürken Osmanlı’nın ilk nüvelerinin nasıl filizlendiğini düşünmemek elde değil. Söğüt ilçesi, Ertuğrul Gazi Türbesi’nin yanı sıra Osmanlı’nın ilk dönem eserlerine de ev sahipliği yapıyor. Bilecik merkezinden yaklaşık 28 kilometre mesafedeki Söğüt’ün Orta Mahallesi’ne araçla kısa sürede ulaşılabiliyor.
Bilecik Kalesi
Şehir merkezine hâkim bir tepeye kurulmuş olan Bilecik Kalesi, hem Bilecik’in hem de Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunun simgesel bir yapısı. İlk olarak Bizans İmparatorluğu tarafından inşa edilen kale, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde çeşitli eklemelerle önemli bir askerî üs hâline getirilmiş. Tepeye çıkıldığında şehrin tamamı kuşbakışı görülüyor; özellikle gün batımında Bilecik Ovası ve Sakarya Nehri’nin birlikte oluşturduğu görüntü fotoğraf çekmeye çok uygun. Kale içindeki kuşatma kuleleri ve savunma surları, yapının askerî geçmişini yakından tanımak isteyenler için ilgi çekici detaylar barındırıyor. Merkezdeki Hükümet Caddesi’nden kaleye yürüyerek ulaşmak mümkün.
| Yer | Konum Detayı | Öne Çıkan Özellik | Uygun Zaman |
|---|---|---|---|
| Şeyh Edebali Türbesi | Bilecik merkez, İstiklal Mahallesi | Osmanlı kuruluş mirası, tarih şeridi | Sabah ve öğleden sonra |
| Ertuğrul Gazi Türbesi | Söğüt ilçesi, Orta Mahalle | Nöbetçi değişimi, geniş külliye | Sabah saatleri |
| Bilecik Kalesi | Merkez, tepe üstü konum | Panoramik şehir manzarası | Gün batımı |
| Harmankaya Kanyonu | Yenipazar-İnhisar arası | Kaya tırmanışı, doğa yürüyüşü | Sabah erken |
| Bilecik Müzesi | Merkez, Bahçelievler Mahallesi | Arkeolojik ve etnografik eserler | Sabah ve öğle |
| Pelitözü Göleti | Merkeze 7 km mesafe | Piknik, bisiklet, gölet çevresi | Tüm gün |
| Metristepe Zafer Anıtı | Bozüyük ilçesi, Metristepe köyü | Kurtuluş Savaşı anıtı | Öğleden sonra |
Harmankaya Kanyonu Tabiat Parkı
Bilecik’in Yenipazar ve İnhisar ilçeleri arasında bulunan Harmankaya Kanyonu Tabiat Parkı, 2013 yılında tabiat parkı olarak ilan edilmiş ve 3 kilometre uzunluğundaki kanyonun duvar yüksekliği 300-600 metre arasında değişiyor. Frigyalılardan Romalılara birçok uygarlığın yaşadığı topraklar üzerinde konumlanan park, özellikle sabah erken saatlerde ziyaret edildiğinde sis bulutlarının kanyon içinden yükselişi görülmeye değer bir tablo çiziyor. Gönlünüzce fotoğraf çekebilir, dağcılığa merakınız varsa kaya tırmanışı yapabilirsiniz. Harmanköy yolu üzerinden parka ulaşım araçla oldukça rahat.
Bilecik Müzesi
Şehir merkezinde bulunan Bilecik Müzesi, 1874’te jandarma binası olarak inşa edilmiş, 1921’de tamamen yıkılıp Kurtuluş Savaşı sonrasında yeniden yapılmış ve günümüzde koğuş, hücre, ambar ve iki ayrı avluyu barındıran yapısıyla 2007’de müze olarak ziyarete açılmış. Müzede kronolojik sergileme tekniği uygulanmış; Paleolitik dönemden Osmanlı dönemine kadar uzanan eserler üç ayrı salonda sergileniyor. Bahçelievler Mahallesi’ndeki Uzun Sokak’ta yer alan yapının avlusunda oturup birkaç dakika soluklanmak, şehrin ritmine alışmak için güzel bir başlangıç. Müzede toplam 1102 arkeolojik eser, 731 sikke ve 317 etnografik eser bulunuyor.
Pelitözü Göleti
Pelitözü Göleti, Bilecik’te doğal alanlar arasında önemli bir yere sahip ve il merkezine yaklaşık 7 kilometre mesafede bulunuyor. Sulama amaçlı olarak yapay şekilde oluşturulan göletin çevresi çam ağaçlarıyla kaplı; 213 hektarlık alanında balık tutmak, piknik yapmak, bisiklet sürmek ve deniz bisikleti kullanmak gibi çeşitli aktiviteler yapılabiliyor. Hafta içi geldiğinizde çevredeki çay bahçelerinde neredeyse kimse olmadan oturup göletin yüzeyindeki yansımaları izlemek mümkün. Çocuklu aileler için geniş ve güvenli bir ortam sunan gölet çevresi, saatlerce vakit geçirmeye uygun bir alan oluşturuyor.
Metristepe Zafer Anıtı
Türk Kurtuluş Savaşı’nın en önemli zaferlerinden olan İnönü Savaşları’nın kazanıldığı Metristepe, Bozüyük’e bağlı bir köydür ve buradaki anıt ile şehitlik bu savaşların anısına dikilmiştir. 24 metre yüksekliğindeki Metristepe Zafer Anıtı, çevresindeki açık arazide oldukça etkileyici bir siluet oluşturuyor. Anıtın önünde İsmet İnönü heykeli, Mehmetçik heykeli ve millî mücadeleyi anlatan kabartmalar yer alıyor. Bozüyük ilçe merkezinden Metristepe köyüne giden yol boyunca açılan bozkır manzarası, anıta varıldığında yerini derin bir saygı duygusuna bırakıyor. Burayı ziyaret ederken yanınıza su almayı unutmayın; tepenin üstünde gölge alan sınırlı.
Bilecik, küçük yapısına rağmen hem Osmanlı tarihine hem de Kurtuluş Savaşı’na dair güçlü izler taşıyan bir şehir. Sınırları içinde farklı iklim tipleri bir arada görülüyor; Bozüyük ve Pazaryeri’nde İç Anadolu iklimi hissedilirken merkezde ve Söğüt’te Marmara iklimi etkili. İki üç günlük bir program hazırlayarak hem merkezde hem ilçelerde rahat bir gezi yapabilirsiniz. Bilecik’i gezdikten sonra yakın çevredeki Eskişehir veya Bolu rotalarını da programınıza eklemeyi düşünebilirsiniz; bu bölge Marmara ile İç Anadolu arasında pek çok farklı durağı bir arada sunuyor.