Kars

Ani’den Çıldır’a Kars Gezilecek Yerler Rehberi 2026

Donmuş göllerin ve bin yıllık surların şehrinde keşfedilmeyi bekleyen altı durak.

Kars gezilecek yerler denildiğinde akla ilk gelen şey, bu şehrin donmuş gölleriyle, buzla kaplanan çaylarıyla ve karla örtülen sokaklarıyla nasıl bambaşka bir dünyaya dönüştüğüdür. Tarihi İpek Yolu’nun Anadolu ile kesiştiği coğrafyada yer alan Kars, son yıllarda Doğu Ekspresi yolculuğunun son durağı olarak alternatif seyahat rotası arayanların gündemine girdi. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası 40 yıl Rus egemenliğinde kalan şehirde, Baltık Denizi kıyılarından gelen mimari anlayışla birbirini dik kesen ızgara planlı caddeler ve düzgün kesme bazalt taşından binalar inşa edildi. Bu kendine özgü dokusu, Kars’ı Anadolu’nun başka hiçbir yerine benzemeyen bir şehir yapıyor. Doğu Ekspresi rotasını da içeren Erzurum gezilecek yerler rehberine göz atmak, bölge planınızı tamamlamanızı kolaylaştırabilir.

Yer Konum Ne için gidilir Ziyaret süresi
Ani Harabeleri Arpaçay ilçesi, Ocaklı köyü Antik kent, surlar, kiliseler 3-4 saat
Kars Kalesi Kars merkez, Kaleiçi Mahallesi Panoramik şehir manzarası 1-1,5 saat
Çıldır Gölü Arpaçay-Çıldır arası Donan göl, atlı kızak, buz balıkçılığı 2-3 saat
Kümbet Camii (12 Havariler Kilisesi) Kaleiçi Mahallesi Mimari, tarihi yapı 30-45 dakika
Sarıkamış Kayak Merkezi Sarıkamış ilçesi, Cıbıltepe Kristal kar, kayak, kış sporları Yarım gün – tam gün
Kuyucuk Gölü Kuş Cenneti Arpaçay ilçesi Kuş gözlemi, doğa yürüyüşü 1,5-2 saat

Ani Harabeleri (Ani Antik Kenti)

Ermenistan-Türkiye sınırında, Arpaçay Nehri’nin kıyısında bulunan Ani Antik Kenti, Kars’ın en çok tanınan gezilecek yerlerinden biri. Kars il merkezine 42 km uzaklıkta, 4,5 km uzunluğunda surlarla çevrili, 78 hektarlık bir alana kurulmuş bu antik kent, tarihi milattan önce 5000 yıllarına kadar uzanıyor ve Bagratlılar, Selçuklular, Gürcüler gibi pek çok medeniyetin egemenliğinde kalmış. 2016 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani, hem Selçuklu mimarisinin izlerini hem de Ermeni Krallığı’nın kültürünü günümüze taşıyor. Anadolu’daki ilk Türk camisi olan Ebul Menuçehr Camisi, Büyük Katedral, Tigran Honents Kilisesi ve İpek Yolu Köprüsü, kent içinde yürürken karşılaşılacak en önemli yapılar. Surların arasından geçip antik caddelere adım attığınızda, taşların her birinde farklı bir dönemin işçiliğini seçmek mümkün. Rehber eşliğinde gezildiğinde yapıların arkasındaki hikayeler çok daha derinlik kazanıyor.

Kars Kalesi

1153 yılında Saltuklu Sultanı Melik İzzeddin tarafından veziri Firuz Akay’a yaptırılan Kars Kalesi, iç ve dış olmak üzere iki bölümden oluşuyor; kesme bazalt taştan yapılan 3,5 kilometrelik sur duvarlarında önceden 220 burç varken, günümüze yalnızca 7 burç ulaşabilmiş. Su (Çeribaşı), Kağızman (Orta), Behram Paşa ve uçuruma açılan Ana Kapı olmak üzere dört giriş noktası bulunuyor. Kalenin tepesine çıkıldığında Kars şehri ve Kars Çayı boyunca uzanan manzara, özellikle akşam saatlerinde ışıklandırmayla birlikte farklı bir atmosfer kazanıyor. Kaleden aşağıya bakıldığında Kars Çayı üzerindeki tarihi Taş Köprü de ilk fark edilen yapılardan biri. Kalenin çevresinde Havariler Kilisesi ve Hasan-ı Harakani Türbesi de aynı güzergah üzerinde yer aldığından tek bir yürüyüşle hepsini görmek kolay.

Çıldır Gölü

Kars ile Ardahan arasında, 1900 metre rakımda yer alan Çıldır Gölü, Doğu Anadolu’nun en büyük tatlı su göllerinden biri; kış aylarında sert soğuk nedeniyle yüzeyi tamamen donuyor ve buz kalınlığı bazı dönemlerde 1 metreye yaklaşıyor. Özellikle ocak-şubat döneminde yüzey yürünebilir ve kızakla geçilebilir hale geliyor; donmuş gölün üzerinde atlı kızaklar dolaşıyor. Göl yüzeyinde açılan buz deliklerinden yapılan geleneksel balık avı hala sürüyor. Buzun üzerinde yürürken ayağınızın altındaki çatırtı, etraftaki sessizlik ve kızakların uzaktan gelen sesi bir arada garip bir dinginlik oluşturuyor. Yaz aylarında ise göl sakin ve berrak bir haliyle piknik yapanları ağırlıyor. Kars merkezden yaklaşık bir buçuk saatlik mesafede olduğundan, Ani Harabeleri ile aynı güne sığdırılabiliyor.

Kümbet Camii (12 Havariler Kilisesi)

Kars Kalesi’nin yanı başında, Kaleiçi Mahallesi’nde yer alan Kümbet Camii, merkezden yürüyerek 10-15 dakika içinde ulaşılabilecek bir konumda. Havariler Kilisesi olarak da bilinen yapı, yakın döneme kadar cami olarak kullanılmış. Yapının dış cephesindeki on iki havari kabartmaları, Kars’taki taş işçiliğinin en etkileyici örneklerinden birini oluşturuyor. Bazalt taşın koyu tonları ve yapının silindirik kubbesi, çevresindeki modern yapılardan belirgin biçimde ayrılıyor. Kaleye çıkarken yol üzerinde olduğu için ayrı bir zaman planlaması gerektirmiyor; birkaç dakikalık bir mola bile yapının atmosferini hissetmek için yeterli.

Sarıkamış Kayak Merkezi

Sarıkamış Kayak Merkezi, Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki Çamurlu Dağları’nda yer alıyor; aralık başından mart ortasına kadar karların yerde kaldığı bölgede, çam ormanlarının arasındaki Cıbıltepe’de pistlerin toplam uzunluğu 12 kilometreyi buluyor. Alpler’deki kristal kar yapısına benzeyen kar kalitesiyle tanınan Sarıkamış, amatörden profesyonele her seviyeye uygun pistler sunuyor. Çam ormanlarının içinden geçen pistlerde kayarken etrafı saran ağaçlar, kayak deneyimine farklı bir boyut katıyor. Aynı bölgede bulunan Sarıkamış Şehitliği, Birinci Dünya Savaşı sırasında 1914-1915 kışında gerçekleşen Sarıkamış Harekatı’nın anısına düzenlenmiş bir anma alanı. Kayak sonrası bu şehitliği ziyaret etmek, bölgenin tarihine dair derin bir farkındalık bırakıyor.

Kuyucuk Gölü Kuş Cenneti

Kars’ın Arpaçay ilçesi sınırlarında, 2450 metre rakımda yer alan Kuyucuk Gölü, Türkiye’nin en yüksek sulak alanlarından biri; 13,5 hektarlık alana sahip bu doğal alan birçok su kuşu türüne ev sahipliği yapıyor ve 2009 yılında Ramsar Alanı olarak ilan edilmiş. Çevresi doğal çayırlarla kaplı olan göl, pelikan, turna, flamingo gibi nadir kuş türlerinin üreme ve konaklama alanı; Kars şehir merkezine yaklaşık 40 km uzaklıkta bulunuyor. Özellikle göç dönemlerinde göl kenarında oturup dürbünle kuşları izlemek, şehrin gürültüsünden tamamen koparıyor. Kuş gözlemi dışında göl çevresindeki yaylalar ve otlaklar, fotoğraf çekmek isteyenler için de geniş bir alan sunuyor.

Başa dön tuşu