Fındık Bahçelerinden Karadeniz’in Tek Adasına Giresun Gezilecek Yerler
Kalesiyle, adasıyla ve yaylalarıyla Doğu Karadeniz'in sakin köşesi Giresun'u keşfedin.
Giresun gezilecek yerler dendiğinde akla ilk gelen şey, şehrin en eski sokaklarının taşıdığı o kendine özgü Karadeniz havası oluyor. Zeytinlik Mahallesi’nin dar taş sokaklarından yukarı doğru tırmanırken, bir yanda denizin geniş maviliği, öte yanda fındık bahçelerinin koyu yeşili seni karşılıyor. Giresun, Doğu Karadeniz’in hem deniz hem dağ turizmini bir arada sunan nadir köşelerinden biri. Trabzon ve Ordu’ya komşu olması, rotanı genişletmek istersen bu şehirleri de planına eklemeyi kolaylaştırıyor.
Giresun Kalesi
Milattan önce 2. yüzyılda Pontus Kralı I. Farnakes tarafından inşa edildiği tahmin edilen Giresun Kalesi, şehrin en yüksek noktasında oturuyor. Antik kaynaklarda “Bronz Duvarlı Kale” olarak anılan yapı, kenti ikiye bölen yarımadanın tepesinde, şehrin tamamına hakim bir konumda bulunuyor. Tepeye varınca Karadeniz’in geniş mavi çizgisi, karşıda Giresun Adası ve liman bütün ayrıntılarıyla gözler önüne seriliyor. Özellikle akşam saatlerinde güneşin denize değdiği anlar, fotoğraf çekmek için ideal. Kalenin olduğu alanda Topal Osman Ağa’nın mezarı, şehitlik ve Hacı Bektaşi Veli’nin müridi Kurbande’nin türbesi de yer alıyor. Kale Mahallesi’nden yürüyerek on beş dakikada varabilirsiniz.
Giresun Adası
Karadeniz kıyısındaki tek ada olan Giresun Adası, Amazonlar ile Argonotlar anlatılarına konu olmuş ve efsaneye göre Amazonlar burada Savaş Tanrısı Ares adına bir tapınak kurmuşlardır. Kıyıdan yaklaşık 1,5 kilometre uzakta, 40 dönümlük bir alanı kaplayan ada, tekne turuyla otuz beş dakikada ulaşılabilen bir noktada. Karaya ayak bastığınızda sur kalıntıları, manastır izleri ve yabanıl bitki örtüsüyle karşılaşıyorsunuz. Yeşillik bakımından zengin olan adada Akdeniz defnesi ve yalancı akasya başta olmak üzere 71 tür doğal bitki bulunuyor; özellikle yaz döneminde karabatak ve martıların doğal üreme alanı olan ada, göçmen kuşların dinlenme yeri olarak da biliniyor. Giresun Limanı’ndan kalkan teknelerle adaya ulaşım sağlanıyor.
Zeytinlik Mahallesi
Şehrin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Zeytinlik Mahallesi, üçüncü derece kentsel sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmış olup bir zamanlar sadece Rumların yaşadığı bu semtteki evlerin neredeyse tamamı geleneksel Karadeniz mimarisine göre inşa edilmiş. Arnavut kaldırımlı dar yollardan geçerken, sit alanı ilan edilen bu mahallede 80 anıt nitelikli yapı bulunuyor. Taş duvarlar, ahşap cumbaları ve avlu kapıları, yüz yıldan fazla bir süreyi sessizce taşıyor. Konakların bir kısmı günümüzde müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Kalenin güneydoğu eteklerinden başlayıp sahile inen bu semtte, fotoğraf çekmek isteyen herkes için düzinelerce köşe var.
| Yer | Bölge | Konsept | Açık Günler |
|---|---|---|---|
| Giresun Kalesi | Merkez / Kale Mahallesi | Tarihi kale, panoramik seyir | Her gün |
| Giresun Adası | Merkez / Liman açığı | Mitoloji, doğa, arkeoloji | Tekne seferleri (yaz dönemi) |
| Zeytinlik Mahallesi | Merkez / Kale eteği | Tarihi semt, geleneksel mimari | Her gün |
| Kuzalan Şelalesi ve Mavi Göl | Dereli | Doğa parkı, şelale, göl | Her gün |
| Tirebolu Kalesi | Tirebolu | Deniz manzaralı antik kale | Her gün |
| Giresun Müzesi | Merkez | Arkeoloji, etnografya | Pazartesi hariç her gün |
| Bektaş Yaylası | Merkez / 56 km güney | Yayla, kamp, doğa yürüyüşü | Her gün |
Kuzalan Şelalesi ve Mavi Göl
Adını suyunun doğal turkuaz renginden alan Mavi Göl, Kuzalan Tabiat Parkı sınırları içinde yer alıyor ve kireçtaşı karışımıyla oluşan kendine özgü bir renge sahip. Dereli ilçesi yönünde ilerleyip merkezden yaklaşık kırk beş dakika araç kullandıktan sonra parkın girişine varıyorsunuz. Patikalar boyunca ilerlerken ormanın içinden süzülen su sesleri eşlik ediyor. Şelale, kayalıklardan döküldüğü noktada serinletici bir sis bulutu oluşturuyor; bu alan özellikle sıcak yaz günlerinde doğal bir sığınak işlevi görüyor. 2013 yılında milli park ilan edilen alan, birçok endemik bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Yürüyüş parkurları inişli çıkışlı olduğundan rahat bir ayakkabıyla gelmek işinizi kolaylaştırır.
Tirebolu Kalesi
Yüzyıllarca ayakta kalmayı başarmış Tirebolu Kalesi, Tirebolu ilçesinde bulunan ve milattan önce 13. ile 15. yüzyıllar arasında yapıldığı tahmin edilen bir yapı olup yüksek bir kaya üzerinde konumlanıyor. Tarihi kaynaklara göre Saint Jean Kalesi olarak da bilinen bu yapının surlarından baktığınızda, renkli balıkçı tekneleri ve Karadeniz’in geniş ufuk çizgisi tam karşınızda duruyor. İçerisinde antik dönemlerden kalma Meryem Ana Kilisesi, şapeller ve Osmanlı döneminden mescitler de gezilecek yapılar arasında. Tirebolu’da deniz kıyısında, yüksek bir kayalık üzerinde, kentin merkezinde denize doğru uzanan yarımadanın üzerinde yer alıyor.
Giresun Müzesi
18. yüzyıldan kalma bir yapı olan Giresun Müzesi, daha önce Ortodoks kilise olarak kullanılmış olup içerisinde Eski Tunç Çağı, Hitit, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait antik eserler, taş kabartmalar, eski tarihlerde kullanılan silah, giysi ve para örnekleri sergileniyor; tavandaki Hz. İsa freski de oldukça ilgi çekiyor. Taş duvarlı yapının içine adım attığınızda, farklı uygarlıkların bıraktığı izleri aynı çatı altında görmek mümkün. Şehir merkezinde, Giresun Kalesi’ne yürüyüş mesafesinde bulunması, iki noktayı aynı güzergahta birleştirmenizi sağlıyor.
Bektaş Yaylası
Deniz seviyesinden yaklaşık 2000 metre yükseklikte bulunan Bektaş Yaylası, temiz havası ve geniş doğasıyla şehir merkezine 56 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Yaz aylarında bile serin esen rüzgar, aşağıdaki sahil sıcağından tamamen farklı bir iklim yaratıyor. Çiçeklerle kaplı geniş çayırlarda yürüyüş yapmak, kamp kurmak ya da piknik alanlarında vakit geçirmek mümkün. Özel araçlarla veya otobüslerle ulaşım sağlanabilen yayla, yılın her günü ziyarete açık durumda ve kamp ile piknik gibi aktivitelere uygun. Özellikle güneş doğarken sisler arasından yükselen tepe silüetleri, bu yaylanın en çarpıcı kareleri arasında yer alıyor.