Çankırı

Çankırı Gezilebilecek En Güzel 7 Yer

Güvenle ziyaret edilebilecek gezi yerlerinin kısa derlemesi

Çankırı gezilecek yerler arasında öne çıkan yapıların büyük çoğunluğu, şehrin merkezindeki dar sokaklarda ve yokuşların arasında üst üste dizilmiş durumda. İlk kez gelen birinin gözüne çarpan şey, taş duvarların ve eski ahşap cephelerin birbirine karışarak oluşturduğu silüet oluyor. Selçuklu taş işçiliğinden Osmanlı kubbesine, oradan cumba çıkmalı sivil evlere kadar uzanan bu manzara, şehrin yüzyıllar boyunca katman katman birikmiş kimliğini gözler önüne seriyor. Çankırı’yı gezmek için bir-iki gün yeterli olsa da her köşede farklı bir dönemin izi bırakıldığını fark ettikçe süreyi uzatmak isteyebilirsiniz. Eğer Kastamonu veya Çorum rotasını da değerlendiriyorsanız bu şehirleri aynı güzergahta birleştirmek oldukça mantıklı bir plan olabilir.

Taş Mescit

Şehrin en simgesel yapılarından olan Taş Mescit, 13. yüzyılda Selçuklu Atabeyi Cemaleddin Ferruh’un emriyle inşa edilmiş. Yapının hemen yanına yedi yıl sonra Darülhadis bölümü eklenmiş; hem mimari hem plastik sanatlar bakımından son derece değerli tutulan bu bütünde Cemaleddin Ferruh’un türbesi de yer alıyor. Binanın üzerinde birbirine dolanmış iki yılan figürü, bugün tıp biliminin sembolü olarak kullanılıyor. Tekkeler kapatılmadan önce Mevlevihane olarak da hizmet veren yapı, köşe kulesi ve kesme taşlarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Yeni Mahalle’deki Taş Mescit Caddesi’ni takip ederek ulaşabileceğiniz bu yapının önünde durup taş süslemeleri tek tek incelemek, Selçuklu zanaatinin inceliğini yakından görme fırsatı sunuyor. Yüzlerce ziyaretçinin olumlu yorumlar bıraktığı yapı, Çankırı’da ilk durağınız olabilir.

Çankırı Müzesi

Şehrin tarihine ışık tutan Çankırı Müzesi, merkezde yer aldığı için kolaylıkla ziyaret edilebiliyor. Atatürk Bulvarı üzerindeki eski valilik binasının müzeye dönüştürülmüş hali, girişten itibaren sizi farklı çağlara taşıyor. Bahçede heykeller ve mezar stelleri karşılarken, giriş katında milyonlarca yıl öncesine ait fosiller sergileniyor. Üst katta ise Çankırı çevresindeki kazılardan çıkan arkeolojik ve etnografik eserler bulunuyor. Helenistik dönemden Roma ve Bizans’a kadar geniş bir tarihi birikime sahip olan müze, 8 milyon yıllık fosil kalıntılarıyla da tanınıyor. Orta ölçekli ama derli toplu bir koleksiyon; acele etmeden gezildiğinde şehrin katmanlarını anlamak için iyi bir başlangıç noktası. Detaylı bilgi almak isteyenler (0376) 213 02 04 numarasını arayabilir.

Yer Semt / Konum Önerilen Ziyaret Saati Puan
Taş Mescit Yeni Mahalle Sabah erken (09:00-11:00) 4.6
Çankırı Müzesi Cumhuriyet Mah., Atatürk Bulvarı Öğleden önce (10:00-12:00) 4.6
Çivitçioğlu Medresesi Mimar Sinan Mah. Öğleden sonra (13:00-15:00) 4.7
Sultan Süleyman Camii Mimar Sinan Mah. Namaz vakitleri dışı (11:00-12:30) 4.8
Saat Kulesi Alibey Mah. Gün batımına yakın (17:00-18:30) 4.1
Çankırı Evleri Mimar Sinan Mah., Uzunyol Cad. Sabah ışığında (09:30-11:30) 4.6
Tuz Mağarası Balıbağı Köyü (merkeze 18 km) Sabah ilk seans (09:30-11:00) 4.5+

Çivitçioğlu Medresesi

17. yüzyılda inşa edilen Çivitçioğlu Medresesi, Çankırı merkezindeki Büyük Cami’nin doğu cephesinde konumlanıyor. Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Hilmi Astarlı Zade Sokak’tan içeri girdiğinizde, iki katlı avlulu yapının sizi sessiz bir atmosferle karşıladığını hissedeceksiniz. Doğu-batı yönünde sıralanan tek sıra odalar, sade ama etkileyici bir mekan oluşturuyor. İçerideki taş duvarlara ve ahşap tavana yakından bakıldığında, yapının kendine özgü bir havası olduğu hemen fark ediliyor. Kaleye çıkarken yolunuzun üzerinde olması da ayrı bir kolaylık. Yorumların büyük çoğunluğu olumlu ve medresenin tarihi dokusu beğeni topluyor.

Sultan Süleyman Camii

Kanuni Sultan Süleyman tarafından inşa ettirilen Sultan Süleyman Camii, mimarisiyle öne çıkan bir yapı. Mimar Sinan’ın yetiştirdiği Sadık Kalfa’nın elinden çıkan bu cami, 1558 yılında ibadete açılmış. Kare planlı yapının üzerinde ortada büyük bir tam kubbe, dört tarafında ise yarım kubbeler yer alıyor. Duvarları ve minaresi kesme taştan, kubbe üstleri kurşun kaplı. Cumhuriyet Mektep Sokak’taki girişinden adım attığınızda, kubbenin altındaki akustiğin ve ışık oyunlarının farkına varıyorsunuz. Çankırı’nın en yüksek puanlı mekanlarından biri olan cami, ziyaretçilerden sürekli olumlu geri bildirim alıyor.

Saat Kulesi

Mimar Sinan Mahallesi’nde yer alan Çankırı Saat Kulesi, Osmanlı döneminden kalan önemli eserler arasında kabul ediliyor ve 1866 yılından bu yana ayakta. Halk arasında “Çan Saat” olarak bilinen kulenin 2. Abdülhamit zamanında yapıldığı belirtiliyor; orijinal saati ise İsviçre’de üretilmiş. Yaklaşık 15 metrelik yüksekliğe sahip olan kulenin etrafı şık bir balkonla çevrili. Alibey Mahallesi’ndeki Yeniçeşme Sokak’taki Arnavut kaldırımlı yokuşu tırmanarak ulaşılan kule, eski İstanbul saat kuleleriyle benzer bir duygu uyandırıyor. Kurşundan kubbesinin altında 16 kilogramlık bir çan barındıran yapı, şehrin sembollerinden biri olma özelliğini koruyor.

Çankırı Evleri

Halk arasında Yaren Evleri olarak da bilinen Çankırı Evleri, iki katlı ahşap doğramalı tipik beyaz Osmanlı evlerinin bitişik ve sıra sıra dizilmesiyle oluşuyor. Uzunyol Caddesi boyunca yürüdüğünüzde, bu evlerin cumbalarının sokağa doğru nasıl uzandığını, ahşap işçiliğinin ne kadar özenli olduğunu yakından görebiliyorsunuz. Bölgenin iklimi ve jeolojik yapısı evlerin biçimlenmesinde belirleyici olmuş; bu yüzden Anadolu’nun diğer sivil mimari örneklerinden küçük farklar taşıyorlar. Fotoğraf çekmek için sabah saatlerindeki ışık en uygun zamanlama. Geleneksel Türk evi karakterini taşıyan bu sokaklar, yüzlerce ziyaretçinin beğenisini kazanmış durumda.

Tuz Mağarası

Çankırı’nın doğusunda, merkeze yaklaşık 18 kilometre uzaklıktaki Tuz Mağarası, 5 bin yıldır tuz üretildiği bilinen dünyanın en eski ve en büyük tuz madenlerinden biri. Yerin yaklaşık 150 metre altında, kilometrelerce uzunluğa sahip devasa bir alanı kaplayan mağaranın içinde sıcaklık yıl boyunca 12°C civarında seyrediyor. Astım ve bronşit gibi birçok rahatsızlığa iyi geldiği bilinen mağaranın sağlık yönü de büyük ilgi görüyor. Mağaranın en ilgi çeken detaylarından biri, yüzyıllar önce içeride ölen bazı hayvanların tuzun koruyucu etkisi sayesinde bozulmadan günümüze ulaşmış olması. Ziyaretçiler, Çankırı Belediyesince düzenlenen Tuz Çalıştayı kapsamında yapılan tuz heykellerini de görebiliyor. Balıbağı Köyü yönünden ilerleyerek ulaşabileceğiniz mağara, 2026 itibarıyla aylık on binin üzerinde ziyaretçi ağırlıyor.

Başa dön tuşu